Nehir Suyu Arıtma Sistemleri Gerçekte Nasıl Çalışır?
– Çamurlu Sudan Berrak Suya
Su kaynakları üzerindeki baskı her geçen yıl daha da artıyor. Türkiye’de özellikle sanayi bölgelerinde, tarımsal üretimin yoğun olduğu alanlarda ve hızla büyüyen yerleşim merkezlerinde şebeke suyu ve yeraltı suyu çoğu zaman yeterli olmuyor.
Bu noktada nehir suları, doğru şekilde arıtıldığında ciddi bir alternatif haline geliyor. Ancak şunu en baştan söylemek gerekir:
Nehir suyu arıtımı “basit bir filtrasyon işi” değildir.
Sahada gördüğümüz birçok projede, nehir suyunun hafife alındığını ve bunun uzun vadede ciddi işletme sorunlarına yol açtığını söyleyebiliriz. Oysa doğru tasarlanmış bir sistem, sadece suyu değil, tesisin geleceğini de güvence altına alır.
Bunun başlıca nedenleri şunlardır:
Yağışlar ve ani debi artışları, mevsimsel geçişler, tarımsal faaliyetlerden gelen kimyasal yük, yerleşim alanları ve endüstriyel deşarjlar.
Ham nehir suyunda genellikle:
- Yüksek bulanıklık,
- Askıda katı maddeler (kum, çamur, organik parçacıklar),
- Bakteri ve virüsler,
- Organik ve inorganik kirleticiler bulunur.
Tüm bu değişkenler, nehir suyunu kontrolsüz kullanılamayacak kadar riskli hale getirir. Bu yüzden nehir suyunun mutlaka kontrollü, kademeli ve mühendislik temelli bir arıtma sürecinden geçmesi gerekir.
Suyu değil, tesisi de güvence altına alır
Doğru şekilde arıtıldığında ciddi alternatif
İşin Temeli: Ham Su Analizi ve Doğru Varsayımlar
Nehir suyu arıtımında en sık yapılan hata, tek bir analiz sonucuna bakarak sistem tasarlamaktır. Oysa nehir suyunda kalite sabit değildir.
Sağlıklı bir tasarım için:
Farklı zamanlarda alınmış analizler incelenmeli, Yağışlı dönemler özellikle dikkate alınmalı, Ani bulanıklık pikleri göz ardı edilmemelidir. Bizim sahada en çok önem verdiğimiz konulardan biri şudur: Sistem sadece “ortalama koşullarda” değil, zor günlerde de çalışabilmelidir.
Bu nedenle tasarımda:
- Ön arıtma yükleri gerçekçi hesaplanmalı,
- Proses esnekliği mutlaka düşünülmeli,
- Devreye alma süreci kademeli yapılmalıdır.
Nehir Suyu Arıtımında Temel Proses Yaklaşımı
Her nehir suyu projesi kendine özgüdür. Ancak genel yaklaşım genellikle çok kademeli arıtma şeklindedir. Amaç, yükü tek bir ekipmana bindirmek yerine, suyu adım adım kontrol altına almaktır.
Ön Arıtma: Sistemin Emniyet Kemeri
Nehirden alınan ham su, doğrudan filtrelere veya membranlara gönderilmemelidir. Ön arıtma aşamasında genellikle şu ekipmanlar kullanılır:
- Izgara veya elek sistemleri
- Kum tutucular
- Ön çöktürme havuzları
Bu aşamanın ihmal edildiği projelerde, downstream ekipmanların çok kısa sürede kirlendiğini sıkça görüyoruz. Ön arıtma, çoğu zaman sistemin sigortasıdır.
Koagülasyon ve Flokülasyon: Görünmeyeni Görünür Hale Getirmek
Nehir suyundaki ince askıda katılar ve kolloidal parçacıklar, kendi başlarına çökmek istemez. Bu noktada koagülasyon devreye girer.
- Koagülasyon ile parçacıkların yüzey yükleri dengelenir.
- Flokülasyon ile bu parçacıklar bir araya gelerek çöker hale gelir.
Burada önemli bir nokta var: Sabit kimyasal dozları nehir suyunda nadiren işe yarar.
Ham su kalitesine göre ayarlanabilen otomatik dozaj sistemleri, işletme açısından çok daha sağlıklıdır.
Çöktürme ve Yüksek Hızlı Ayırma Sistemleri
Oluşan flokların sudan ayrılması için farklı çözümler uygulanabilir:
- Klasik çöktürme havuzları
- Lamella (eğimli plakalı) sistemler
- Yüksek hızlı kompakt ayırıcılar
Alan kısıtı olan tesislerde lamella sistemler avantajlıdır. Ancak hidrolik yükler ve bakım kolaylığı mutlaka birlikte değerlendirilmelidir.
Filtrasyon: Asıl Kalite Burada Başlar
Çöktürmeden çıkan su berrak görünse bile, hâlâ ince partiküller ve mikroorganizmalar içerebilir.
Bu aşamada yaygın olarak:
- Kum ve multimedya filtreler,
- Aktif karbon filtreler,
- Ultrafiltrasyon gibi membran sistemleri kullanılır.
Özellikle hassas proseslerde veya yüksek kalite beklentisi olan projelerde membran teknolojileri ciddi avantaj sağlar. Ancak şunu açıkça söylemek gerekir: Membranı korumanın en iyi yolu, onu zorlamamaktır. Bu da iyi bir ön arıtma ile mümkündür.
Dezenfeksiyon: Son Ama Vazgeçilmez Adım
Arıtılmış suyun güvenli şekilde kullanılabilmesi için dezenfeksiyon şarttır. Uygulamada en sık kullanılan yöntemler:
- Klor bazlı sistemler
- UV dezenfeksiyon
- Ozon uygulamaları
Hangi yöntemin seçileceği; suyun kullanım amacı, işletme alışkanlıkları ve mevzuat gerekliliklerine bağlıdır.
Doğru Yaklaşım Her Şeyi Değiştirir
Nehir suyu arıtımı, doğru mühendislik yaklaşımıyla ele alındığında hem ekonomik hem de çevresel açıdan güçlü bir çözümdür. Yeraltı suyu kullanımını azaltır, mevcut kaynakların daha dengeli kullanılmasını sağlar.
Önemli olan; nehirden alınan su miktarının ekosistemi etkilemeyecek şekilde belirlenmesi ve tüm sürecin mevzuata uygun şekilde yönetilmesidir.


